Geniz Eti, Bademcik Hastalıkları Tanı Tedavi ve Ameliyatları

• Geniz Eti, Bademcik Hastalıkları Tanı Tedavi ve Ameliyatları ile ilgili görsel sonucu

Bademcik ve Genizeti
Bademcikler (tonsil) ve geniz eti (adenoid), lenfoid doku denilen ve vücudun bağışıklık sisteminde rol oynayan organlardır. Tonsiller yutak girişinde, dil kökünün iki yanında yerleşmişlerdir. Adenoid ise nasofarinks adı verilen ve yutağın üst kısmında yani burun boşluğunun arka tarafında bulunurlar.Bademcik ve Geniz Eti Nedir ?

Görevleri Nedir ?
Tonsil ve adenoid lenfoid dokunun bir parçasıdır ve lenfositler içerirler. Bu lenfositler, vücudun bağışıklık sistemine yardımcı olan antikorları üretirler. Ancak tonsil ve adenoidlerin bağışıklık sistemindeki rolleri önemli oranda değildir ve çoğu zaman fonksiyonel değildirler. Bademcik ve geniz eti alınan kişilerde bağışıklıkla ilgili hiç bir olumsuz durumun olmaması da bunu göstermektedir.

Ne Gibi Sorunlara Yol Açarlar ?
Tonsil ve adenoid hem infeksiyonlara hemde büyüklüklerine bağlı olarak bazı sorunlara yol açabilirler. Adenoid daha çokçocukluk çağının problemi olmasına rağmen tonsil hem çocuklarda hem de erişkinlerde hastalık yapabilmektedir.
Sık geçirilen infeksiyonlar, hem hastanın günlük yaşamını etkiler, hemde sık sık ilaç kullanımına neden olur. Ancak geçirilen infeksiyonların (iltihapların) en önemli sonuçları, kalp kapakçıkları, eklem ve böbreklerin risk altında olmasıdır.

İnfeksiyonları dışında tonsil ve adenoidin büyüklükleri de önemli sonuçlara yol açar. Tonsillerin büyük olması; yutma, beslenme ve konuşma sorunları yapar.Ayrıca tonsil üzerinde biriken yiyecek ve doku artıkları ağız kokusu ve hijyen bozukluğuna neden olur. Adenoid dokusunun büyük olması herşeyden önce burun tıkanıklığına yol açar. Bu hastalarda ağzı açık uyuma ve horlamaya neden olur. Burun, solunan havanın ısısını ve nemini ayarlar ve bazı zararlı partikülleri tutar. Bu nedenle ağız solunumu yapan hastalarda bazı solunum yolu problemlerine yol açar. Geniz eti ayrıca şu problemleri oluşturur:

– Orta kulakta havalanma bozukluğu ve buna bağlı kulak zorunda çökme, işitme kaybı ve iletişim bozukluğu. İşitme kaybı bazen anne-babanın farkedemeyeceği seviyede olur ancak sıklıkla da hastayı doktora götüren ilk sebeptir.
– Çene ve yüz kemiklerinde gelişim bozukluğu
– Geniz akıntısı nedeniyle boğaz iltihabı (farenjit), öksürük ve alt solunum yolu problemleri
– Baş ağrısı
– Sinüzit
– Oluşan yüz ifadesi nedeniyle ‘geri zekalı’ görüntüsü

Nasıl Tedavi Edilir ?

Bademcik ve geniz etinin akut iltihaplarında tedavi genellikle ilaçlardır. İlaç olarak en sık antibiyotikler, ağrı kesiciler ve eğer alerjik faktörlerde düşünülüyorsa antihistaminiklerdir. Ciddi problemlere yol açmayan ve sık infeksiyona yol açmayan bademcik ve geniz eti ilaçlarla tedavi edilmesine rağmen, bazen bademcik ve geniz etinin alınması gerekir.

Hangi Durumlarda Alınmalıdır ?
Tonsil ve adenoidin alınmasına karar vermek, bazen kolaysa da bazen hastayı belli bir süre takip etmeyi gerektirir.
Ameliyata karar verilmesine neden olan durumlar şunlardır:

– Sık sık infeksiyon geçirilmesi: Genelde kabul edilen durum, birbirini takip eden yıllarda, senede 3 veya daha infeksiyon geçirilmesidir.
– Tonsillerde infeksiyon olmasada yutmayı zorlaştıracak kadar büyümesi
– Tonsil dokusunun tek taraflı büyümesi (lenfoma veya başka habis hastalıkların belirtisi olabileceğinden)
– Tonsil üzerinde ağız kokusuna neden olabilecek şekilde sık sık birikim olması
– Adenoid dokusunun nefes almayı bozacak kadar büyümesi
– Orta kulak iltihabı (otitis media) ve işitme kaybına neden olması
– Sık sık sinüzit ve alt solunum yolu problemlerine neden olması

Ameliyat Hangi Yaşta Yapılmalıdır ?
Ameliyat için kesin bir yaş yoktur. Hastaya verdiği zarar göre karar verilir. Sık kabul edilen durum tonsil ameliyatı için hastanın 3 yaşını doldurmasıdır. Adenoid alınması ise 1 yaşında dahi yapılabilir. Birçok kez çocuk büyüsün diye beklemek hastaya zararlı olabilmekte ve tedavi başarısını düşürmektedir.

Bademcik ve Geniz Eti Ameliyatı Nasıl Yapılır ?
Tonsil için bazen lokal anestezi yapılmasına rağmen adenoid dokusunun alınması genel anesteziyi gerektirir. Tonsil’in alınması uygun kesi ile etrafındaki kapsül ile birlikte çıkarılması şeklinde olur. Adenoid ameliyatı ise büyümüş dokunun kazınması şeklindedir. Ameliyat süresi genellikle kısadır ve 30-60 dk arasında değişir. Ameliyat sonrası genellikle hastanede yatmak gerekmez. Bazen özellikle kanama riski açısından 1 gece hastanede kalınması gerekebilir.

Ameliyatın Riski ve Komplikasyonları Nelerdir ?

Her ameliyat gibi bademcik ve geniz eti ameliyatlarının da risk ve komplikasyonları olabilmektedir. Lokal veya genel anestezi her zaman için bazı riskler taşır. Ancak anestezi teknik ve ilaçlarındaki gelişmeler her geçen gün bu riski azaltmaktadır. Bunun dışında en sık görülen komplikasyon kanamadır. Bazen ciddi boyutlara ulaşabilmesine rağmen, dikkatli ve titiz bir çalışma ve hastanın uygun takibi ile bu problem nadir görülmektedir.Özellikle erişkin hastalarda olmak üzere ağrı hastayı en çok rahatsız eden durumdur. Ameliyat sonrası farenjit oluştuğuna dair inanış vardır. Bu yanlış bir düşüncedir. Hastalar bademcik alındıktan sonra hiç boğaz ağrısı olmayacağı beklentisine girerlerse yanılabilirler. Mevcut farenjitin bademciklerin alınmasıyla bir ilgisi yoktur. Hatta bazen infeksiyonlu tonsiller farenjiti arttırırlar.

Ameliyattan Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir ?
En çok uyulması gereken kurallar beslenme ile ilgilidir. Özellikle ilk 3 günde kanama olasılığı daha çok olduğu için soğuk ve sıvı gıdalar seçilmelidir. Bu nedenle soğuk süt, çorba, meyve suyu, muhallebi, dondurma gibi besinler idealdir.

Amaliyatın ilk gününde koyu renkli kan kusulması normaldir ve yutulan ameliyat sırasında yutulan kanla ilgilidir.
Ancak sürekli kırmızı renkli yeni kan gelmesi hemen doktorunuza başvurmayı gerektirir. 4.günden itibaren yavaş yavaş normal gıdaya geçilir. Hastanın ağrı nedeniyle birşey yemek istememesi ağrının devamına neden olur. Mutlaka bol miktarda sıvı alınmalıdır. Ameliyattan sonra hafif ateş olması beklenen bir durumdur. Yeterli sıvı alınması ve ateş düşürücü ilaçlarla genellikle normale döner. Bazen hastalar ameliyattan birkaç gün sonra doktora başvurarak bademcik bölgesinde iltihap geliştiğinden yakınırlar. Bu genellikle bademcikler alındıktan sonra o bölgede beyaz bir örtü oluşturan iyileşme dokusunun hastayı yanıltmasıdır.

Bademcik ve Genizeti Ameliyatı

Bademcik ve geniz eti operasyonu , çocuklarda uygulanan en sık operasyonlardan biridir.Yetişkinlerde yapılan bademcik operasyonu da nadir değildir.Bademcik ve geniz eti operasyonu,antibiyotikler bulunmadan önceki dönemden az da olsa da ,hala çocuk ve yetişkinlerin sağlığını düzelten değerli bir operasyondur.

Son yıllardaki çalışmalar ayrıca göstermiştir ki, sürekli orta kulak iltihabından şikayetçi ve orta kulağında sıvı bulunan çocuklarda, geniz eti operasyonu faydalı olabilmektedir.

Bademcik ve Geniz Etinin Gayesi Nedir? Bu yapılar,boynumuzda,kasığımızda ve vücudumuzun diğer bölgelerinde bulunan lenf dokusu veya bezleri yapısına benzeyen yapıdadırlar.Bunlar,boğazın gerisini bir daire gibi çevreleyen dokunun parçalarıdır. ’Geniz’ burunun arkasında bulunan boşluğa verilen isimdir. Geniz eti, boğazın üst kısmında, burun ve yumuşak damağın arkasında yerleşmiştir; bademciklerin tersine, özel aletler olmadan doğrudan gözle görülemezler. Bademcikler ise, boğazın gerisinde her iki tarafta yerleşmiş, boyutları değişebilen iki adet dokudur.

Bademcik ve geniz eti, solunum ve sindirim sisteminin başlangıcında yerleşmişlerdir. Alınan yiyecek, içecek ve solunan hava ile ilk temasa geçen dokulardandır. Vücudun savunmasına yardımcı olurlar. Her doku gibi, fonksiyonlarını gördükleri ve kişiye zarar verecek duruma gelmedikleri müddetçe, faydalı yapılardır.

Bu görevleri, yaşamın ilk birkaç yılında gerçekleşir ve çocuğunun ileriki yaşlarında önemi azalır. Fakat, üç yaşından sonra bademcik ve geniz etinin önemli olduğuna dair belge yoktur. Laboratuar testleri ve takiple yapılan geniş bir bilimsel çalışmada, bademcik ve geniz etleri çıkartılan çocuklarda,gelecek yaşamlarında hiçbir hastalığa karşı savunma bozukluğu bulunmamıştır.

Bademcik ve Geniz Etinin Nasıl ?

Bademcik ve geniz etinin değerlendirilmesin-de kullanılan temel metodlar şunlardır:

1-Tıbbı hikaye

2-Fiziki muayene

3-Bakteriyolojik kültür

4-Röntgen incelemesi

5-Kan testleri

6-Diğer muhtemel incelemeler

Burun ve boğazınızın muayenesinde, küçük aynalar veya endoskoplar kullanılabilir. Fizik muayene sırasında boynunuzdaki lenf bezleri de değerlendirilecektir.

Bakteriyolojik boğaz kültürleri, belli durumlarda yaralıdır. Kültürün alınıp alınmayacağına boğazın durum ve görüntüsüne göre, hekiminiz karar verecektir.

Direkt olarak geniz etinin görülemediği nadir durumlarda, röntgen tetkiki faydalı olabilir.

Bademcik ve Geniz Etinin Hangi Hastalıklar Etkiler? Çocuklarda bademcik ve geniz etinde görülen en sık problemler, tekrarlayan iltihaplar (boğaz ağrısına sebep olurlar)ve büyük olmalarıdır (solunum ve yutma güçlüğüne yol açarlar) Bademciklerin tekrarlayan akut iltihapları, yetişkinlerde de görülür. Bademcik etrafında apse oluşabilir, kronik bademcik iltihabı ve bademcik üzerinde peynirimsi görüntüsüyle, kötü ağız kokusuna yol açan ufak cepçikler oluşabilir.Bademcikte tümör de oluşabilir, fakat nadirdir.

Ne Zaman Doktoruma Başvurmalıyım ?

Kendinizde veya çocuğunuzda, bademcik ve geniz etinin iltihap ve büyümesinin yol açtığı şu durumları gördüğünüzde doktorlarınıza başvurmalısınız:Tekrarlayan boğaz ağrıları, ateş, titreme, kötü ağız kokusu, burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı, tekrarlayan kulak iltihapları, ağızdan nefes almak, horlama ve uyku bozuklukları.

Bademcik ve Geniz Eti Hastalıkları Nasıl Tedavi Edilir? Her yetişkin veya çocuk, yılda bir, iki kere bademcik enfeksiyonu geçirebilir.’Bademcik enfeksiyonu’ndan kastımız,kişiyi yatağa düşürecek,ateşli ve antibiyotik almayı gerektiren mikrobik bademcik enfeksiyonudur.

Bazı çocuk ve yetişkinlerde, bademcik ve geniz etlerinin alınması önerilebilir. Bademcik ve geniz etinin alınmasının iki temel sebebi antibiyotik tedavisine rağmen tekrarlayan iltihaplar(2)büyümüş bademcik ve geniz etinden dolayı solunum güçlüğüdür. Solunumun tıkanması, horlamaya ve uyku düzensizliklerine yol açar ki bu da çocuklarda aşırı hareketliliğe,yetişkinlerde de gündüz uykululuk haline sebep olur.Bazı diş hekimleri,büyük bademcik ve geniz etinin yol açtığı sürekli ağızdan solumanın,yüz ve çene yapılarının gelişme bozukluğuna sebep olduğuna inanırlar.

Yetişkinlerde ,tümör veya kanser şüphesi de bademcik ve geniz etinin çıakrtılması için bir sebep olabilir.

Bazı kişilerde,’enfeksiyöz mononükleoz’ gibi rahatsızlıklarda, aşırı büyüyen bademcik,havayolunu tıkayabilir. Bu kişilerde, kortizon tedavisi faydalı olabilir.

Tekrarlarsak, günümüzdeki tıbbi bilgilerin ışığında,aşağıdaki durumlarda, ,vücuda yarar yerine zarar verdiği ve bademcik operasyonun yapılması gerektiğine karar verilmiştir.

1- Sık bademcik iltihabı geçirmek(son 3 yıl içersinde yılda en az 3 kere,son 2 yıl içersinde yılda en az 5 kere veya son 1 yıl içinde yılda en az 7 kere )

2- Bademcik apsesi olması durumunda

3- Bademciklerin solunum veya beslenme sorunu yaratacak kadar büyük olması durumunda

4- Bazı mikropların taşıyıcısı durumunda olmaları veya tümör şüphesi olması

5- Uygun antibiyotik tedavisine rağmen bademcik enfeksiyonunun devam etmesi durumunda

Aşağıdaki şu durumlarda da geniz eti operasyonu yapılır :

1- Erken çocukluk veya yeni doğan döneminde,ciddi solunum güçlüğüne sebep olacak derecede burun tıkanıklığı yaptığı çocuklarda iki günlükken bile geniz eti operasyonu yapılabilir.

2- Uzun süren burun tıkanıklığına yol açarak ağızdan nefes alma ve horlamaya sebep olduğu durumlarda

3- Tedaviye cevap vermeyen veya tekrarlayan orta ,kulak iltihaplarında

4- Doğuştan burun arkasını açık olmadığı yeni doğanlarda,buranın açıldığı operasyonla birlikte

5- Burun tıkanıklığına yol açarak,tekrarlayan nezle ve sinüzit durumlarında

6- Çocuklarda bazı kulak operasyonları ile beraber

Bademcik ve geniz eti operasyonları, tamamen ağız içersinden gerçekleştirilir. Operasyonlar, yazın da rahatlıkla ve emniyetle yapılabilir. Temel olan, gerektiği zaman operasyonun yapılmasıdır.

Çocuk ile ailesi, açık bir şekilde bu operasyonu konuşmalı ve çocuğun bütün olay süresince merak ve korkusu giderilmelidir.

Çocuklar,operasyondan sonra boğazlarının ağrıyacağının farkında olmalıdırlar.Ayrıca,operasyonda,vücutlarının önemli bir parçasının alınmayacağına ve dış görünüşünün değişmeyeceğine güvence verilmelidir.Bademcik operasyonu yapılan bir arkadaşı varsa,onunla konuşması da faydalıdır.

Özellikle bademcik ve geniz eti operasyonlarında,en az on gün öncesinden başlayacak şeklinde aspirin ve aynı muhtevaya sahip ilaçlar kullanılmamalıdır.Başka ilaç kullanılıyorsa,hekim mutlaka haberdar edilmelidir.Çocuğun veya ailenin,önceden anestezi ile ilgili bir problemi olup olmadığı mutlaka hekime söylenmelidir.Hastanın kanama probleminin,hamilelik halinin kortizon kullanıp kullanmadığını bilgisi hekime verilmelidir.

Operasyondan en az altı saat öncesinden başlamak şartı ile,hasta,oruç gibi aç ve susuz kalmalıdır.Bu yasak,sakızı,ağız gargaralarını,diş macununu ve suyu da içerir.Yasağa uyulmazsa,anestezi sırasında mide muhtevasının kusulması ihtimalinden dolayı operasyon ertelenebilir.

Tükürük Bezleri

Bezler ağız ve boğaz çevresinde yerleşmişlerdir. Başlıca tükürük bezleri parotis( kulak önünde) , submandibüler (çene altında ) ve sublingual ( dil altında ) bezlerdir.

Hepsi de ağız içersine tükürük salgılarlar. Parotis bezi üst azı dişlerin yanından, submandibüler bez dilin altında ön taraftan ve sublingual bez ağzı tabanında birçok ufak noktadan tükürük salgılar.

Bu bezlerle birlikte, dudaklar, yanakların iç kısmı ve ağız ile boğazın bütün yüzeylerin-de yüzlerce ufak tükürük bezi bulunur. Tükürük bezleri, ağzınızı ıslak tutan, sindirimi başla-tan ve dişleri çürükten koruyan tükürüğü salgılarlar.

Anormal bezlere ne yol açar ?

Klinik olarak rahatsızlık oluşturan tükürük bezi anormallikleri şu şekilde gruplandırı-labilir.

1-Tıkanıklık
Tıkanıklık, çoğunlukla taş oluşmasına bağlı olarak parotis ve submandibüler bezlerde görülür. Şikayetler tipik olarak yemek yerken görülür. Yemek yerken tükürük oluşması hızlanır fakat tıkanıklıktan dolayı akamaz ve bazen iltihabın da eşlik ettiği şiddetli ağrı ve şişliğe yol açar.

2-Şişlik , Ödem
Şayet taşlar tam olarak tıkanıklık meydana getirmemişlerse yemek yerken bezler şişer ve bir süre sonra yavaş yavaş inerler, ta ki bir sonraki yemeğe kadar. Biriken tükürük içersinde mikroplar daha kolay ürerler ve daha şiddetli ağrı ve şişlik oluştururlar. Şayet yeterli sürede tedavi edilmezlerse apse oluşturabilirler.

3-İltihap
En sık görülen tükürük bezi iltihabı parotis bezini etkileyen ‘kabakulak ‘ tır. En sık çocuklarda görülmesine rağmen yetişkinlerde de görülebilir. Mamafih bir yetişkinde parotis bezi bölgesinde bir şişlik olursa bunun tıkanıklıktan veya tümörden olma şansı daha fazladır.

Kanal darlığından ve tükürük akımının azalmasından kaynaklanan iltihaptan daha önce bahsedilmiştir.

Komşu lenf bezlerinin iltihabından dolayı tükürük bezlerinde de ikincil iltihap olabilir. Bu lenf bezlerinin bir kısmı gerçekten parotis bezinin üzerinde, içerisinde ve altında veya submandibüler bezin yanında bulunurlar. Lenf bezleri iltihaplandığı zaman kzıarıklık ve ağrılı şişlik oluştururlar. Lenf bezleri tümör ve ödem dolayısı ile de büyürler.

4-Tümör
Tükürük bezlerinin birincil tümörleri başlangıçta çoğunlukla ağrısız şişme ile kendilerini gösterirler: Tümörler nadiren birden fazla bezde bulunurlar ve kulak önü, ağız içi, damak, ağız tabanı, yanaklar ve dudaklar üzerinde bulunabilirler.

Bu şişlikler kulak, burun, boğaz ve baş-boyun cerrahları tarafından değerlendirilmelidirler.

Büyük tükürük bezlerinin habis tümörleri hızlı büyürler, ağrılı olurlar ve o taraf yüz hareketlerini engelleyebilirler. Bu şikayetler hemen araştırılmalıdırlar.

Tükürük bezleri bazı özel hastalıklarda da şişerler. Hastalarda genellikle göz ve ağız kuruluğu görülür. Buna eklem romatizması eşlik edebilir. Şeker hastalığı özellikle parotis bezinde şişliğe yol açabilir. Genellikle iki taraflı parotis bezi şişliği alkoliklerde de görülür.

Tükürük bezleri hastalıklarının teşhisi dikkatli bir hikaye , fizik muayene ve laboratuar testleri ile konur. Büyük tükürük bezlerinde bir taş tıkanıklığından şüphe edilirse bezin açıldığı ağız uyuşturularak kanalı genişletilip taşın çıkıp çıkmadığına bakmak gerekebilir. Bu tür bir işlemden önce röntgen filmi ile kireçlenmiş taşın nerede olduğu tespit edilebilir.

Şayet tükürük bezinde bir kitle tespit edilmişse, bilgisayarlı tomografi ile buranın röntgeninin, çekilmesi yararlı olur.

Bu tomografi ile kitlenin gerçekten tükürük bezinden mi yoksa komşu bir lenf bezinden mi kaynaklandığı bulunur.

Birçok vak’ada muayene odasında yapılabilen ince iğne aspirasyon biyopsisi yardımcı olur. Bu testin doğruluğu %60 ile %70 arasındadır. Kitleden cilt kesisi ile bir parça alarak incelenmesi işleminin , muayene odasında yapılması tavsiye edilmez. Parotis bezi ile birlikte seyreden yüz sinirinin hasar görme ihtimalinden dolayı açık biyopsi operasyon odasında yapılmalıdır.

Tükürük bezi hastalıklarının tedavisi

Tedavi şekli problemin ne olduğuna bağlıdır. Şayet problem bütün vücut ile ilgili bir hastalıktan kaynaklanıyorsa bunu tedavi etmek lazımdır. Bu diğer branştaki hekimlerle konsültasyonu gerektirebilir. Şayet hastalık tıkanıklık ve iltihap ile ilgili ise antibiyotikler kullanılır. Bazen kanallara müdahale gerekir.

Şayet tükürük bezinin içersinde bir kitle oluşmuşsa bunun çıkartılması gerekebilir. Parotis bezi içersindeki kitlelerin çoğu selimdir. Operasyon gerekince bu bezin içerisinden geçen yüz sinirine çok dikkat edilmesi gerekir. Parotis bezi içerisinde habis tümör varsa, yüz sinirinin büyük kısmına zarar verilmeden kitle çıkartılabilir. Operasyon sonrası sıklıkla radyasyon tedavisi önerilir. Bu tedavi operasyondan tipik olarak dört ile altı hafta sonra başlanır bu sürede dokuların iyileşmesi beklenir.

Ağız ve boğazdaki küçük tükürük bezleri için de aynı prensipler geçerlidir. Selim hastalıklar en iyi tek olarak başına operasyon ile tedavi edilir, habis tümörler ise hem operasyon hem de radyasyon tedavisine ihtiyaç gösterirler. Şayet kitle tükürük bezinin konuluğundaki bir lenf kanseri ise o zaman tedavi şekli elbette ki değişir. Bu tür bir tedavi yöntemi yine en etkin olarak kulak, burun, boğaz ve baş-boyun cerrahi tarafından yönetilebilir.

Özet olarak, tükürük bezi hastalıklarının birçok sebebi vardır. Bu hastalıklar hem ilaçla hem de cerrahi olarak tedavi edilirler. Bu tür tedaviler bu alanda deneyimli kulak, burun, boğaz ve baş-boyun cerrahi tarafından gerçekleştirilir.

 

Tiroid Bezi

Tiroid, vücuttaki metabolizmayı düzenleyen iç salgı bezlerinden bir tanesidir. Bu bezden tiroid hormanları salgılanarak kana geçer.Tiriod bezi boyun ön bölgesinde, gırtlağın üzerinde bulunur. Birbirine ortadan bağlı iki adet dokudan ibarettir. Normal büyüklükteki tiroid bezinin elle hissedilmesi ve gözle fark edilmesi zordur.

Tiroid bezi ne zaman normal değildir ?

Tiroid bezi hastalıkları çok yaygındır. En sık görüleni bezin normalden az veya fazla hormon üretmesidir. Tiroid bezi hem yeterli hormon üretemediğinden çok çalışmak zorunda kalarak hem de çok hormon ürettiğinde zaten çok çalıştığı için büyüyebilir. Büyümüş tiroid bezine ‘guatr’ denilir. Hastalarda yumru veya kitleler olabilir. Bu kitleler iyi veya kötü huylu, yavaş veya ani gelişen türde olabilirler. Bütün bu rahatsızlıklar için hekime danışılmalıdır. Ülkemizde özellikle ‘Karadeniz’ bölgesinde guatr hastalığına sık rastlanmaktadır. Bunun sebebi tiroid içersindeki bir maddenin ailesel olarak normalden yavaş çalışması ve bunun kalıtımla geçmesi, iyot kullanılmaması ve bu tür tiroid bezini etkileyen ‘kara lahana’ gibi gıdaların bu bölgemizde bulunmasındandır.

Doktorunuz nasıl teşhis koyar ?

Tiroiddeki kitle teşhisi için ayrıntılı bir hikaye alınır. Baş ve boyun bölgesi muayene edilir. Yutkunma hareketiniz tiroid kitlesinin diğer kitlelerde ayırt edilmesini kolaylaştıran bir yöntemdir.

– İnce iğne aspirasyon biyopsisi
– Tiroid Ultrasonografisi
– Tiroid sintigrafisi
– Bilgisayarli tomografik inceleme
– Göğüs filmi
– Kanda hormon testleri

Tiroid nodülünüzün tedavisi

Tiroid nodüllerinin çoğu iyi huyludur. Genelde ilaçla baskılama yöntemi uygulanır. Bu tedavinin amacı ilaçla nodülünüzün zamanla küçülüp küçülmeyeceğini görmektir. Genellikle 3-6 ay arasında bir iyileşme görülür. İlaçla tedaviye rağmen yumru büyümeye devam ediyorsa operasyon önerilir.

Tiroid ameliyatı nedir ?

Tiroid cerrahisi, tiroid bezinin kısmen veya tamamen çıkartılmasıdır. Genellikle operasyonda tiroid bezi nodül olduğu parçası ile birlikte çıkartılır. Hızlı bir patolojik inceleme (dondurma yöntemi) ile karar verilir. Operatör bu sonuca göre bezin tümünü çıkartabilir. Bu tamamıyle operasyon sırasında verilen bir karardır. Bu durumlar operasyon sonrası boyunda öncesi hasta ile tartışılır. Operasyon sonrası boyunda bir dren (küçük bir plastik tüp ) olabilir .Bu tüp operasyon yerinde sıvı birikimini önlemek içindir. Sıvı azaldığı zaman çıkartılır. Çoğu hasta bir iki gün içersinde taburcu edilir.

Tiroid operasyonlarından sonra komplikasyon nadirdir. Kanama, kısık ses , yutkunmada zorluk, boyun derinsin hissizliği ve düşük kan kalsiyumu gibi yan etkiler olabilir. Birkaç hafta içinde birçok komplikasyon kaybolur. Tiroid bezinin tamamı çıkartılmış hastalarda operasyon sonrası düşük kan kalsiyumu ihtimali daha yüksektir.

Tiroid operasyonu geçiren hastalar operasyon sonrası tiroid hormonlarına gereksinim duyarlar. Tiroid hormonları böylelikle yerine konulur. Kanlarında kalsiyumu düşük hastalara kalsiyum verilir.

Doktorlar

ONLİNE RANDEVU AL

Online Randevu alabilirsiniz
WordPress Video Lightbox