Minik Ayaklar’da kalp sağlığı haftası

Tarih : 19 Nisan 2018

MİNİK AYAKLAR ANAOKULU KALP SAĞLIĞI HAFTASINI KUTLADI

İnegöl Aritmi Hastanesi Doktorlarından Kardiyoloji Uzmanı Dr. Cem Heper Minik Ayaklar Anaokulu öğrencilerine Kalp Sağlığı hakkında bilgiler verdi.

Okul Kurucusu Enerjin BALOĞLU ; Eğitimin en temelde başladığı ilkesiyle hareket eden Okulumuz bilindiği üzere bu tip günleri amacına uygun geçirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda Sayın doktorumuz Cem Heper’i ağırladık. Cem Heper Kalp Sağlığı ile ilgili bilgileri Pedagojik ölçülerde çocuklarımıza anlattı.

Çocuklarımızla ilginç diyaloglar yaşayan Cem Heper’de çocukların farkındalıkları karşında hayranlık yaşadığın dile getirdi.  Kendisine bir kez daha teşekkür ediyor, tüm insanlığa sağlıklı bir yaşam diliyorum”

Minik Ayaklar Anaokulu öğrencilerine Kalp Sağlığını korumak için, abur cubur ve yağlı, zararlı gıdaları tüketmemek gerektiğini, bunun yerine meyve, sebze ve sağlıklı öğünler tercih etmemiz gerektiğini söyleyen Cem Heper , spor yapmanın da kalbi sağlıklı tuttuğunu belirtti. Steteskopla çocukların birbirlerinin kalbini dinlemesini sağladı. Çocuklarımız arasından gelen sorular karşısında en az 5 çocuğumuzun doktor olacağını öngördüğünü belirtti. Sigara içmenin zararlarını anlatan doktorumuza Öğrencilerimizden Selim Kemal “sigara içmek kötüdür, ama sigara böreği yiyebiliriz” şeklinde yorum getirince sınıfta herkesi güldürdü.

KARDİYOLOJİ UZMANI CEM HEPER’DEN YETİŞKİNLERE BİLGİLER ;

HİPERTANSİYON ve EKOKARDİYOGRAFİK İNCELEME

Hipertansiyon, kan basıncının sağlık için uygun olmayan değerlere yükselmesidir. Hipertansiyonu olan insanların %65’inden fazlası, sol kalp yetmezliği veya koroner kalp hastalığı nedeniyle hayatlarını kaybediyor. %80’inden fazlası da kalp ve dolaşım sistemindeki hasarlara bağlı olarak hayatını kaybediyor. Bu durum hipertansiyonu olan herkesin kardiyolojik kontrollerinin ciddiye alınmasını gerektiriyor.

Hipertansiyon kontrol altına alınmazsa kalpte neler oluyor?

Kalp, hipertansiyona bağlı olarak basınç yüklenmesi altında kalır.

Başlangıçta, basınç yüklenmesi nedeniyle sol karıncığın duvar kaslarında kalınlaşma meydana gelir. Bu durum ilerlerse sol karıncığın kasıldıktan sonra gevşemesinde bozukluklar ortaya çıkar. Diyastolik disfonksiyon adı verilen bu durum bazen diyastolik kalp yetmezliğine kadar gidebilir. Zaman içinde kalpte dilatasyon yani büyüme gelişerek, kalbin kasılma yeteneğinde de bozulma oluşmaya başlar, başka bir deyişle sol ventrikül sistolik yetmezliği ortaya çıkar. Her iki durumda da kalp yetmezliği adını verdiğimiz tablo oluşur.

Kalp yetmezliğinin tipi ne olursa olsun belirtileri aynıdır. Bu belirtilerin başlıcaları: çabuk yorulma, eforla nefes darlığı gelişmesi, ayaklarda şişme, gece idrar yapılmaya başlanması ve sıklığının giderek artması, yatınca nefes darlığının gelişmesi ve daha fazla yastık kullanılmaya başlanmasıdır. Bazen, kalp yetmezliği gelişen hastalarda kalp atım hacminin azalması nedeniyle tansiyon yüksekliğinde azalma ortaya çıkabilir. Bu durum iyi bir bulgu değildir !

EKG hipertansif insanların rutin değerlendirmesinde kullanılması şart olan bir inceleme yöntemidir.

Kalpte oluşan ritm bozukluklarının, elektriksel uyarıların oluşum ve ileti hızlarının değişiklikleri ve sol ventrikül hipertrofisinin saptanmasındaki yeri eşsizdir. Ancak sensitivitesi düşüktür. Bundan dolayı EKG bulgusu yoksa sorun yok demek değildir. Fakat EKG bulgusu varsa sorun var demektir.

Hipertansiyonlu hastalarda sol ventrikül hipertrofisinin (sol karıncığın kas kalınlığındaki artmanın) gelişmesi, artmış ölüm ve sakatlık tehlikesi demektir. Ekokardiyografi ses dalgaları kullanılarak kalbin ve içinin görüntülenmesidir. Bu yöntem sol ventrikül hipertrofisinin doğrudan değerlendirilmesini sağlar. Amerikan Ekokardiyografi Cemiyeti, ASE’ye göre septumun diyastolik kalınlığı 12mm ve üzerindeyse hipertrofi mevcuttur. Ayrıca, ekokardiyografik olarak erkeklerde sol ventrikül kitle indeksi 125 g/m2’den fazla ise, kadınlarda da 110 g/m2’ den fazla ise sol ventrikül hipertrofisi var ve kardiyovasküler risk artmış demektir. Konsantrik hipertrofisi olan hastaların (duvar kalınlığı/çap oranı >0.45 ise) kardiyovasküler riski daha da artmıştır. Bunlara ek olarak, ekokardiyografi ile iskemiye veya eski infarktüslere bağlı olarak gelişen duvar hareket bozukluklarının saptanabilmesi, ekokardiyografik bulguların risk göstergesi olarak taşıdığı önemi son derece arttırır. Bu nedenle ilk kez hipertansiyon tanısı alan hastalarda, özellikle, EKG bulguları normal hudutlarda ise, tedavi stratejisini belirlemek için, kardiyolojik bir muayene olanağı varsa, ekokardiyografik incelemenin istenmesi son derece yararlıdır. Bu sayede EKG ile atlanan kalp hasarının ortaya konmasını sağlanır ve tedavinin gereği gibi yapılamaması riski azalır. Elde edilen parametreler tedavi etkinliğinin değerlendirilmesinde de bir takip parametresi olarak kullanılabilir. Tedavideki sorunlar azaltılabilir.

Tekrar buluşmak üzere hepinize sağlık ve esenlikler dilerim.

Kardiyoloji Uzmanı Cem Heper

Habibe Çulha

Yazar

Tüm Yazıları Göster

ONLİNE RANDEVU AL

Online Randevu alabilirsiniz
WordPress Video Lightbox